Gebelikte İlaç Kullanımı

       ”Gebe ilaç kullanabilir mi?” Biz kadın doğumculara  çok sık sorulan sorulardan birisidir. Gebelerde hastalanabilir ve ilaç kullanmaları gerekebilir. Halk arasında gebe ilaç kullanmaz, yanlış düşüncesini gebe hekimine danışmadan ilaç kullanmamalıdır olarak değiştirmeliyiz.

         Biz hekimler gebeye ilaç reçete ederken annenin gebelik yaşını göz önüne alırız.(2haftalık gebe, 9 aylık gebe gibi)Tiroid ilaçları gibi gebelik öncesinden başlanmış olan bazı kronik kullanım gerektiren ilaçlar asla gebe kalınca kesilmemeli, izleyen doktorla iletişime geçilerek gerekirse doz ayarlaması yapılmalıdır.

        Gebeye ilaç reçete ederken özel bir ilaç sınıflandırmasını kullanırız:

A Kategorisi:Gebelikte kullanımında hiçbir sakınca yoktur .Örn.Vitaminler

B  Kategorisi:Hayvan çalışmalarında risk görülmemiştir,ama yeterli insan çalışması yoktur.Gebelikte zararı gösterilmemiştir. Örn.Sefalosporin ve penisilin grubu bazı antibiyotikler

C Kategorisi:İnsanda yapılmış teratojenik ve embriyosidal yan etki kanıtlanmamıştır ancak gebenin hastalığı ve fayda/zarar oranı göz önünde tutularak kullanılır.

D Kategorisi:Bebeğe zararlı etki kanıtlanmıştır.Bu grup ilacın kullanılması istenmez ancak anne yaşamını tehdit eden durumlarda kontrollü kullanılabilir.

X Kategorisi:Bu grup ilaç kesinlikle hamileler tarafından kullanılmamalıdır.

         Gebe ve gebe adayları(bazı ilaçların etkisi uzun süreli olabilir), gebelik planlayan veya kesin bir yöntemle korunmayan kadınlar ilaç kullanırken doktoruna danışmalı veya ilaç prospektüslerindeki A.,B..X kategori ibarelerini dikkate almalıdırlar.

        Sağlıklı gebelik sağlıklı nesiller dileklerimizle…

Gebelikte Beslenme

     Ülkemizde ”gebelik öncesi ve gebelik döneminde yetersiz ve dengesiz beslenme”anne ve bebek ölümlerinde önemli bir yer tutmaktadır. Ülkemizde her yıl yaklaşık 1milyon 400bin doğum gerçekleşmektedir. Gebelik öncesi ve gebelik döneminde yetersiz ve dengesiz beslenme, anne ve bebek ölümlerine yol açan birçok sağlık sorununu beraberinde getirmektedir.

    Sağlıklı bireyler ve sağlıklı bir nesil için gebelikte beslenme son derece önemlidir. Bebeğin doğum ağırlığı, beyin gelişimi ve sağlığı ile beslenme şekli arasında yakın bir ilişki vardır.Dünyada her yıl doğan 6 bebekten biri düşük doğum ağırlıklı yani 2500 gr’ın altındadır. Düşük doğum ağırlıklı bebekler önemli sağlık riskleri altındadır; böyle bir sorunu önlemenin tek yolu gebelik sırasında beslenmeye özen göstermekten geçer.

      Anne adayı daha önce beslenmesine önem vermese bile gebelikte bu alışkanlığından vazgeçmeli. Sigara ve içkiden uzak durmalı,gün içinde asla öğün atlamamalı ve öğünler arası süreyi uzatmamalıdır. Kahvaltı günün olmazsa olmazıdır. Öğünler küçük porsiyonlarla gerçekleştirilmeli, gün içinde protein, karbonhidrat  sebze ve meyve dengeli olarak tüketilmelidir. Ancak kalsiyum kaynağı olan süt ve süt ürünlerini tüketmeye özen gösterilmeli, nerede olursa olsun elinin altında bir miktar sağlıklı kuru yemiş ve küçük atıştırmalıklar bulundurmaya özen göstermelidir. Sağlıklı bir birey için vazgeçilmez olan su tüketimi hamile içinde son derece önemlidir.

        Asla iki kişi için değil sağlıklı bir birey olarak beslenmeye özen gösterilmeli ve bunun içinde kişinin beden yapısına ve sağlık durumuna uygun beslenme programı bir uzman gözetiminde düzenlenmelidir.   

GEBELİK KRAMPLARI

Gebeliğin özellikle son 3 ayında etkin olan gebelik krampları, özellikle sıcak yaz günlerinde biraz daha erken rahatsız edici olabilir; bu durumu önlemek için kontrolleri aksatmamalı,  gereken/uygun görülen vitamin-mineral takviyesi alınmalı, kişi ayrıca sıvı tüketimine önem vermeli,ağır gıdalardan uzak durmalı, dengeli beslenmeli, ayak ve ayakkabı hijyenine dikkat etmeli, pamuklu ve rahat giysiler kullanılmalıdır. Mümkün olduğunca istirahat anında ayaklarının altını yükselterek oturmalı ve yatmadan önce 10 dakikalık bacak egzersizleri yapmalıdır. Böylece bebeğinizi kucağınıza alacacağınız günler azalırken daha rahat bir gebelik süresi geçirmenizi dilerim. 

GEBELİKTE SON DÖNEM SIKINTILARI

 Gebeliğin son 3 ayı büyük beklentilerin olduğu mutlu sona yaklaşılan bir dönemdir; ancak anne adayının korkuları kuşkuları da artmıştır. Gebelik ne kadar rahat geçerse geçsin bu son dönemde ağrı, uykusuzluk, kramp, taşınan yükün artması anne adayı için rahatsız edici bir durumdur.

     Son üç ayda hormon seviyelerinin değişmesi ile bağ dokusu gevşer( ki bu bir doğum hazırlığıdır)  bu da bel-sırt ve bacak ağrılarına yol açabilir. Bebek anne karnında daha çok yer kapladığı için mide- barsak sıkıntıları, hazımsızlık kabızlık, gaz rahatsızlıkları olabilir. Son dönemlerde doğuma hazırlık sancıları da tabloya eklenebilir.

        Yaşanan bu sıkıntılar sık sık , az az yemek, bol su tüketmek, posalı gıdalara beslenmede yer vermekle, mümkünse düzenli egzersiz yapmak, istirahate zaman ayırmakla, yatarken bacak arasına yastık koymakla azaltılabilir.

     Anne adayı çalışıyorsa kullandığı sandalye sağlıklı ve sırt destekli olmalıdır. Ilık bir banyo her zaman için rahatlatıcıdır.

      Gebelik sırasında düzenli takip çok önemlidir ancak son üç ayda bu daha fazla dikkat edilmesi gereken bir durumdur. İdrarda yanma-ağrı, geçmeyen kramp, karın ağrısı ani su veya kan gelmesi gibi durumlarda hiç vakit kaybetmeden hekime başvurulmalıdır.